Ana Sayfa Blog

EYT Netleşti

0

EYT ile ilgili ise “Onunla ilgili bir çözüm aşamasına geldik. O dosyayı tamamladığımız gün bir basın toplantısı ile ya da başka bir şekilde Türk kamuoyuyla paylaşacağız denilmişti.

REKLAM

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, cuma günü yaptığı “EYT ile ilgili bir çözüme aşamasına geldik” ifadeleriyle milyonlarca EYT’liyi heyecanlandırıken konuyla ilgili ayrıntılar da gelmeye başladı. Masadaki formülle birlikte 4A SSK’lı çalışanlarından erkeklerde süre olarak 25 yıl ve 5.000 ile 5.975 gün, kadınlarda ise 20 yıl ve 5.000 ile 5.975 gün arasında prim günleri bulunanların emekli olabileceği öne sürüldü. Peki EYT düzenlemesinde kesinleşen formül hangisi?

REKLAM
X

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin cuma günü yaptığı açıklamada asgari ücret, EYT ve kadroya geçecek işçilerle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

“ÇÖZÜM AŞAMASINA GELDİK”

Bakan Bilgin, EYT ile ilgili ise “Onunla ilgili bir çözüm aşamasına geldik. O dosyayı tamamladığımız gün bir basın toplantısı ile ya da başka bir şekilde Türk kamuoyuyla paylaşacağız. Acil olan sorunların ertelenmemesi gerekir” dedi.

“KADINLARDA 20 YIL VE 5975 GÜN”

Peki EYT düzenlemesinde kesinleşen formül hangisi? Sosyal Güvenlik Uzmanı Emin Yılmaz merak edilen soruyu yanıtladı. Açıklamalarda bulunan Yılmaz şu ifadeleri kullandı:

“4A SSK’lı çalışanların erkeklerde süre olarak 25 yıl ve 5.000 ile 5.975 gün, kadınlarda 20 yıl ve 5.000 ile 5.975 gün arasında prim günleri mevcutsa bunların emekli olmasını ben muhtemel olarak görüyorum. Bağ-kur ve emekli sandığı çalışanlar içinse 2008 öncesi ve 2008 sonrası olarak ayrılıyor. Erkeklerde 9000 bin 25 yıl, kadınlarda 7200 gün 20 yıl olacak.

STAJ KONUSU

EYT düzenlemesinde büyük bir kesimde, meslek liselerinde yapmış oldukların stajın sigorta başlangıcı olarak sayılıp sayılmayacağını merak ediyor. Peki bu soruda olası ihtimaller ne? Oradaki öğrenci kardeşlerimiz bir fiil normal çalışan gibi işe geliyorlar emek veriyorlar alın teri döküyorlar. Bununla ilgili duyumlarımız var. Borçlanma yöntemiyle alternatifler sunaraktan bunu da bu EYT kapsamına alınmasının gerekli olduğunu düşünüyorum.

Çalışmalar bitti tam ve kesin kararın Aralık ayında açıklanacağı söylendi. Ayrıntılar aktarıldıkça sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.

Emekli promosyonunda gelişme

0

Son Dakika Son Dakika Emekliler Dikkat Banka Promosyonunda Yeni Karar Tüm Emeklileri Kapsıyor.Emeklileri 3 yıllık promosyon sözleşmesiyle kendilerine bağlayan bankalardan yeni karar….Ayrıntılar Haberin Devamındadır..

REKLAM

Emeklilere 8 bin 250 liraya varan promosyon kampanyası büyük ilgi çeken bankaların çoğu, dün dolan süreyi bir ay daha uzatma kararı aldı. Emeklileri 3 yıllık promosyon sözleşmesiyle kendilerine bağlayan bankalar, böylece başta kredi ve kredi kartı olmak üzere sundukları seçeneklerle istikrarlı bir gelir kaynağına sahip oluyor.

REKLAM
X

Bankaların 8 bin 250 liraya varan promosyon kampanyası büyük ilgi görünce süresi bir ay daha uzatıldı. Kampanya süresini eylül sonuna kadar uzattığını açıklayan bankalar arasında Türkiye Ekonomi Bankası (TEB), İş Bankası, Yapı Kredi ve QNB Finansbank bulunuyor.

ÖZEL BANKALAR YARIŞA GİRDİ

Halk TV’den Nuray Tarhan’ın haberine göre, kamu bankalarının 750 lirayla sınırlandırdığı promosyon kampanyasında özel bankalar adeta yarışa girdiler. Emeklileri 3 yıllık promosyon sözleşmesiyle kendilerine bağlayan bankalar, böylece başta kredi ve kredi kartı olmak üzere sundukları seçeneklerle istikrarlı bir gelir kaynağına sahip oluyorlar.

Bu nedenle de yüksek enflasyonun da tetiklemesiyle promosyon miktarını sürekli güncelliyorlar. Bu yarıştan kazançlı çıkan emekliler de ya kendi bankalarında sözleşmeyi güncelleyerek promosyon farkını alıyor ya da başka bankayı tercih ederek, eski bankasına kalan süresinin farkını ödüyorlar.

TEB 8 BİN LİRAYA ÇIKARDI

Kampanyayı bir ay daha uzatan bankalardan TEB, promosyon miktarını da 5 bin 500 liradan 8 bin liraya çıkardığını açıkladı. Promosyona ek olarak bankaya tavsiye ettikleri ve emekli maaşını bankaya taşıyan her emekli maaş müşterisi yakınları için de 250 TL olmak üzere toplam 500 TL’ye varan nakit ödül kazanacak.

İşte kampanyayı bir ay daha uzatan bankalar: QNB Finansbank: Emekli maaş müşterileri 7.000 TL’ye varan nakit promosyon kazanırken, ayrıca emekli yakını öneren tüm müşteriler de önerdiği müşteri başına 1.000 TL öner kazan nakit promosyonundan faydalanıyor.

İş Bankası: 0-1499 TL maaş alanlar: 3.500 TL promosyon 1.500 TL-2.499TL maaş alanlar: 4.250 TL promosyon 2.500 TL ve üzeri maaş alanlar: 5.000 TL promosyon

Yapı Kredi: Bir aylık net gelir 1.499 TL’ye kadarsa 3.500 TL, 1.500 TL-2.499 TL arasındaysa 4.250 TL, 2.500 TL’nin üzerindeyse 5.000 TL nakit promosyon alacak.

Tiroid kanserinin Bilinmeyen Belirtileri

0

Her nodülün kanser olmadığını belirten Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Erbil tiroid kanserini, belirtilerini ve tedavisini anlatıyor.

REKLAM

Tiroid kanserleri endokrin kanserler içerisinde en sık görülen kanser türüdür. Genellikle boyunda bir kitle şeklinde ya da tiroid nodülleri içerisinde gelişir. Diğer organlarda görülen kanser türleri gibi değildir. İyi seyirli ve tedaviyle tamamen kurtulma oranı yüksek bir kanser türüdür.

REKLAM
X

Tiroid kanserleri içerisinde papiller tiroid kanseri %80 oranında görülür. Diğerleri ise foliküler kanser ve medüller kanser türleridir. Kadınlarda tiroid nodülü görülme sıklığı fazla olduğu için, tiroid kanseri de erkeklere kıyasla daha sık görülür. Ayrıca her yaşta görülebilen ve sıklığı giderek artan bir hastalıktır.”

Tiroid kanserinde hastaların %60’ında hiçbir şikâyet ve belirti olmaz

“Boyunda ele gelen şişlik (kitle), mevcut olan tiroid nodülünün büyümesi, boyunda sert nodül ele gelmesi, boyunda lenf bezlerinde büyüme, ses kısıklığı tiroid kanserinin belirtileri arasındadır.

Elle muayeneden sonra tiroid nodülü incelemesinde altın standart tetkik ultrasonografidir. Ancak kesin kanser tanısı iğne biyopsisi ile koyulur.”

Tiroid kanseri tedavisi ameliyattır, yani cerrahi tedavidir

“Tüm tiroid kanserlerinde “total tiroidektomi” ameliyatı ile her iki lobdaki tiroid bezi çıkarılır. Eğer lenf bezlerine sıçrama varsa “lenf diseksiyonu” ameliyatı ile bu bölgedeki lenf bezleri de çıkarılır

Tiroid ameliyatları sırasında sesimizin çıkmasını sağlayan rekürren sinirler korunur. Bu sinirlerin bulunması ve korunmasına yardımcı olan cihazlar kullanılabilir. Sinir monitörizasyonu adı verilen cihazların kullanımı hasta güvenliğini arttırmak içindir.”

Ameliyat sonrası oluşan ses kısıklığı zamanla düzelir

Endokrin Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Erbil “Endokrin cerrahisi yani tiroid ameliyatlarında tüm önlemlere karşın %1’in altında ameliyat bölgesindeki ödeme bağlı geçici ses kısıklığı görülebilir.

Bu ses kısıklığı %95 oranında geçicidir. Ortalama 1 ila 6 ay arasında normale döner. Ses kısıklığının nedeni bölgedeki ödemin, siniri sıkıştırmasına bağlıdır.”

Ameliyatın ardından kalsiyum desteği verilebilir

“Tiroid ameliyatlarında paratiroid bezlerinin de korunması gerekir. Çünkü paratiroid bezler vücudun kalsiyum dengesini sağlar. Ameliyat esnasında hasar görmesi durumunda geçici olarak kalsiyum düşüklüğü yaşanabilir. Bu nedenle hastalarımızın ameliyatın ardından kalsiyum tablet kullanmaları gerekebilir.”

Karın şişliğinin 6 gerçek sebebi

0

Nüfusun% 10 ila% 30’u sürekli bir şişkinlik halinden yakınır. Genellikle de bunun nedenlerinin hazımsızlık, Menstrüasyon(Kadınların rahimlerinin hamileliğe hazır olduğu dönem), kabızlık ve besin alerjileri olduğu düşünülür. Ve çoğunlukla da bu durum geçicidir. Ancak, eğer bu şişkinlik kronikleşirse, daha kötü bir şeyin işareti olabilir.

REKLAM

İşte bu şişkinliğin habercisi olabileceği 6 hastalık!

REKLAM
X

İdrar yolu enfeksiyonu

Bir idrar yolu enfeksiyonu (İYE), sık sık tuvalete girme ihtiyacı hissetmenize neden olabilir. Bazen kişinin tuvaletten hemen sonra tekrar kullanması gerektiğini hissetmesine bile neden olabilir. İnsan karnında baskı, ağrı veya şişkinlik hissedebilir. Ayrıca ateş, titreme, bulantı ve kusma da olabilir.

Şişkinliğe ayrıca ciddi böbrek enfeksiyonları da neden olabilir.Q

Karaciğer hastalığı

Alkol kullanımı, hepatit C veya kanserin neden olabileceği karaciğer hastalığı, sıvı birikmesine ve şişkinliğe neden olabilir. Eğer şişkinlik karaciğerdeki bir sorundan kaynaklanıyorsa, yorgun hissedebilir, vücut kolayca morarabilir veya sarılık gelişebilir. Bu durumda derhal bir doktora başvurmanız gerekir.

İnflamatuar bağırsak hastalığı

İnflamatuar bağırsak hastalığı (IBH), esas olarak kolonu ve ince bağırsağı etkileyen iltihap durumudur. Bu durum ishal, karın ağrısı ve hatta şişkinliğe neden olabilir. Araştırmalar, Crohn hastalığı olan kişilerin laktoz intoleransı olma ihtimalinin daha yüksek olduğunu göstermiştir. Laktoz intoleransı, gaz oluşumuna neden olarak şişmeye neden olabilir.

Divertikülit

Divertikülit, bağırsakların duvarları boyunca gelişen divertikül adı verilen küçük keselerin iltihabıdır. Semptomları, alt karın ağrısının aniden başlamasını içerir. Asya’da, acı genellikle sağ tarafta, Kuzey Amerika ve Avrupa’da ise sol alt tarafta görülür.

Diğer belirtiler arasında ise bulantı, ishal, kabızlık ve şişkinlik sayılabilir.

Kanser

Karın bölgesinde pankreas, mide, kolon, rahim ve yumurtalık gibi organlar bulunur. Kanser bu organlardan birinde gelişirse açıklanamayan şişkinliğe yol açabilir. Bu nedenle, sürekli şişkinlik ve karnınızın boyutunda ani bir artış olduğunu fark ederseniz, bu kanser işareti olabilir.

Ruh sağlığı

Şişmiş karnınız daha ciddi bir şey saklıyor olabilir. Bir kişi kronik stres altındayken, kortizol gibi hormonların artışı öncelik alabilir. Bu tür durumlarda, sindirim hormonları, hazımsızlığa yol açabilecek ve kişinin şişkinlik hissetmesine yol açabilecek kadar bol miktarda üretilmez.

Doğadaki Tek Omega 7 Kaynağı Yabani İğdenin Faydaları

0

Modern tıbbın önde gelen isimlerinden Prof. Dr. Mehmet Öz’ün tavsiye ettiği mucize bir besin o. Hücre dokusu ve yara iyileşmesine yarar sağlayan ve deriye doğrudan uygulanabilen bir çok ender bir bulunan bir şifa o.

Doğadaki tek Omega 7 kaynağı kendisi. Adı da yabani iğde. Faydası, şifası bol. Başta Uzakdoğu ülkeleri olmak üzere, asırlardır egzama, güneş yanığı ve farklı yanık türleri, dermatit, yara ve iltihapların bitkisel olarak tedavi edilmesinde, çok yararlı olduğu biliniyor.

REKLAM

REKLAM
X

O kadar özel bir besin ki Rus kozmonotların uzayda yolculuklarında güneş radyasyonun kötü etkilerinden korunmak için, Omega 7’nin doğal kaynağı olan yabani iğde meyvelerini yediklerini ve yabani iğde yağlarını kremlerinde kullandıkları bildiriliyor. Hücre zarının fiziksel ve duygusal stresten muhafazasında önemli etkileri var çünkü bu besinin.

Omega 7 kaynağı

Yabani iğde ekstresi içildiğinde bağırsaktaki mukoza duvarı kalınlaşmasını engeller. Bağırsak duvarını güçlendirerek akışkanlık sağlayan bir mukoza salgılanmasına yol açarak kabızlığı önler.

Kalp ve şeker rahatsızlıklarını da önleyen yabani iğde yağı vücuda giren zararlı yağların depolanması engeller.

Kuruluğunu önlüyor

Göz kuruluğu, öksürük, saç ve tırnak dökülmesi gibi çeşitli hastalıkları da tedavi eden yabani iğde yara ve iltihap tedavilerinde de kullanılıyor. Ayrıca vücutta su tutma kapasitesini de arttırır.

Cildi nemlendir

Yabani iğde içinde bulundurduğu omega 7 asidi ile oldukça yararlı ve faydalı bir besindir. Omega 7 ekstresini içerek veya cildinize sürerek harika sonuçlar elde edebilirsiniz. Cilt kırışıklıklarını gidererek cildinizi parlatıp nemlendir.

Doğadaki tek omega 7 asidi kaynağı olan yabani iğde ciltteki kolajen açığını kapatarak cildin zamanla kırışıp çökmesini engeller.

Sindirim sistemine yardımcı

Antioksidan özelliği ile bağırsak duvarınızı güçlendirip sindirim sisteminizi rahatlatır. Kilo kontrolüne de yardımcı olan yabani iğde yağların depolanmasını önleyerek zayıflamanıza yardımcı olur.

Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen… Yabani İğde aktarlardan temin edilebilir.

Ünlü Cerrah Açıkladı: Bunları Yapan Asla Kambur Olmaz

0
Nikolai Amosov

Sırt ağrısının çok stresli ve zahmetli olabileceğini ve bu yenilikçi cerrah tarafından önerilen egzersizleri sizinle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.

REKLAM

Bu hareketleri yaptığınız takdirde hem mevcut sırt ağrılarınızın ortadan kaybolmasını sağlamış olursunuz hem de ileriki yıllarda kambur olma ihtimalinizi düşürmüş olursunuz.

REKLAM
X

İşte O Egzersizler

1. Masa üstünde yapılan egzersiz

masa egzersizi
  • ABS’ni bir sandalyede olacak şekilde uzanın
  • Ellerinizi başınızın arkasına kilitleyin.
  • Bacaklarınızı dümdüz dışarı uzatın. Gerekirse onları bir koltukta dinlendirebilirsiniz.
  • Tüm vücudunuzu gerin ve zemine paralel olmaya özen gösterin.
  • Üst gövdenizi kaldırarak mümkün olduğunca alt sırtınızda geriye doğru kıvırın.
  • 10 kez tekrarlayın

2. Yoga bükülmesi

yoga bükülmesi
  • Sırtüstü uzanın.
  • Ellerinizi vücudunuz boyunca uzatın.
  • Bacaklarınızı başının arkasına doğru atın ve zemine ayaklarınızla dokun.
  • 10 kez tekrarlayın.

3. Sırtınızı gerin

sırtınızı gerin
  • Ayağa kalkın.
  • Elinizi kaldırın ve arkaya doğru uzanın.
  • Avuç içi ile diğer omuz bıçağına dokunun.
  • Başınızı biraz öne doğru itebilirsiniz.
  • Her elinizle 10 kez tekrarlayın.

4. Vücudunuzu titretin

  • Dizlerinin üzerinde dört ayak pozisyonunda durun.
  • Sırtınızı gevşetin.
  • Kollarınızı dirseklerde hızlı ve keskin bir şekilde bükerek sallamaya başlayın.
  • Bunu 30-60 saniye boyunca yapın.

5. Yerde Sallanın

  • Sırt üstü yatın.
  • Dizlerinizi ellerinizle sıkın ve göğsünüze doğru itin.
  • Vücudunuzu ileri geri sallamaya başlayın.
  • 10 kez tekrarlayın.

6. Sırt kaslarını güçlendirmek için egzersiz

  • Karnınızın üzerine yatın.
  • Elleriniz vücudunuz boyunca düz olmalı.
  • Başınızı ve göğsünüzü kaldırın ve 3 saniye bekleyin.
  • Bu egzersizi 3 kez tekrarlayın

Hiç sırt ağrınız oldu mu? Normalde ondan kurtulmak ve ciddi sonuçlardan kaçınmak için ne yaparsınız? Lütfen yorumlarınızı bizimle paylaşın ve bu makaleyi arkadaşlarınızla paylaşın!

Bu şampuanları sakın almayın! Hormonları bozuyor

0

Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada, metabolizma, büyüme ve gelişme, zihinsel fonksiyonlar, bağışıklık sistemi ve üreme başta olmak üzere tüm alanlarda hormonların etkili olduğunu söyledi.

REKLAM

Vücutta bu bilgi ağının herhangi bir noktasında karışıklığa yol açan kimyasal maddelerin ise “endokrin bozucu” olarak adlandırıldığını ve doğrudan insan sağlığını bozduğunu ifade eden Şahin, endüstrideki ilerlemeyle 80 binden fazla insan yapımı kimyasal maddenin günlük hayata girdiğini bildirdi.

REKLAM
X

Şahin, insan yaşamını kolaylaştıran kimyasallarla besinlerin uzun süreli saklanmasının, tarım ürünlerinde daha fazla ürün alımının sağlandığını ve yiyeceklerde çeşitli hastalıklara yol açan mikropların yok edilebildiğini anlattı. Prof. Dr. Şahin, “İnsan ırkının sonunu getirebilecek sorunlar yumağıyla karşı karşıya olabiliriz. Bu kimyasallardan en az bini, vücuda hormonlar gibi etki edebiliyor, hormon düzeyini azaltıp artırabiliyor.” ifadelerini kullandı. Söz konusu kimyasallar ile ilgili bilgiler de aktaran Şahin, şunlara dikkati çekti:

“Bu kimyasallar, özellikle endüstride çok yoğun kullanılan petrol ürünleri, poliklorlu bifenil bileşikleri, dioksin, tarım ilaçları, hayvan, bitki ve insanlarda kullanılan ilaçlar, plastik endüstrisinde kullanılan birçok madde, ağır metaller ve bazı bitkisel ürünlerdir. Bu kimyasallar, endokrin sistemi denilen bilgi ağı sisteminin herhangi bir noktasını bozabiliyor, her dokuyu ve hücreyi etkileyebiliyor. Örneğin, kimyasallar kadınlık hormonu reseptörüne bağlanarak kadınlık hormonu gibi etki edebiliyor ya da erkeklik hormonu etkisini azaltabiliyor.”

“Birçok ürün endokrin bozucu kimyasal içeriyor” Prof. Dr. Şahin, her gün bu ürünlere maruz kalındığını dile getirerek, “Gebelik ve emzirmeyle, ağız, deri, hava yoluyla, yiyeceklerden, topraktan ve havadan sürekli bir maruziyet mevcut.” dedi. “Bu kimyasalların genellikle fabrika yakınındaki kirlenmiş toprak ve sudan alındığı” bilgisinin doğru olmadığına dikkati çeken Şahin, sözlerine şöyle devam etti:

“Bu büyük bir yanılgıdır çünkü market raflarındaki birçok ürün endokrin bozucu kimyasal içeriyor. Bu kapsamda, konserveler, biberonlar, oyuncaklar, kozmetik maddeler, şampuanlar, plastik içerikli her şey, temizlik ve teknolojik ürünler, koltuklar, yeni arabalar, buzdolapları, plastik içerisindeki su ve diğer içecekler, birçok hazır gıda ile sebze ve meyveler, kullanılan tarım ilaçları ve ürünlerin saklandığı plastik kaplar nedeniyle endokrin bozucuları içeriyor.

“Maruziyetin etkisi torun ya da onların çocuklarında da görülebiliyor” Prof. Dr. Şahin, anne karnındaki ve anne sütü alan bebekler ile gelişme çağındaki çocukların, bu kimyasalların çok düşük dozuna karşı dahi hassas olduğu uyarısında bulundu.

Kimyasalların çeşitli hastalıkların gelişiminde rol oynadığına işaret eden Şahin, “Maruziyet yıllar sonra diyabet, obezite, kanser, kalp krizi, kısırlık, sperm sayısının azalması, kemik sağlığının bozulması ve diğer kronik hastalıklara sebep olabilir. Erişkinlerde maruziyet kesildiğinde etki ortadan kalkabilirken, çocuklar için bu söz konusu değil. Erişkinlerin kendisi etkilenmese dahi torunlarının ya da onların çocuklarında bu etkinin görülme riski mevcut.” uyarısını yaptı.

“Kozmetiklerin yaklaşık yarısı östrojen içeriyor” Şahin, konserve kutu iç yüzey astarı, plastik biberonlar, oyuncaklar, emzikler (polikarbonat plastikler), damacana sular ve plastik yiyecek kapların ciddi maruziyet nedeni olduğunu vurguladı. Plastiklerin insan vücuduna girdiğinde kadınlık hormonu benzeri etki yapabildiğini ifade eden Şahin, “Plastiklerin, erken ergenlik, meme kanseri, prostat kanseri, obezite, diyabet ve kansere yol açabileceğine dair kanıtlar hızla artmaktadır.” dedi. Kozmetiklerin yaklaşık yarısının östrojen içerdiğini belirten Şahin, şöyle devam etti:

“Kremlerin, güneş kremlerinin, sinek kovucuların, losyonların çoğunda fitalat mevcuttur ve emilimi kolaylaştırıcı ajanlar bunların daha hızlı emilmesini sağlamaktadır. Fitalatların meme kanseri, inmemiş testis, kısırlık yaptığını destekleyen çok sayıda kanıt vardır.

Günümüzde sperm sayı ve kalitesinin azalmasından sorumlu tutulmaktadır. Bitkisel östrojenler kısa etki süreli olsa da her şeyin içine soya konulduğundan sorunludur. Bebek mamalarının çoğunda soya vardır ve işlenmiş gıdaların yüzde 60’ından fazlasına soya katılmaktadır.”

Prof. Dr. Şahin, insan sağlığını korumak ve sağlıklı bir nesil için plastik ürün kullanımının azaltılması, plastiklerin mikrodalgaya ve bulaşık makinasına konulmaması, tarım ilaçlarının kullanımına ilişkin güncelleme yapılması, tarım ve hayvancılıkta antibiyotik kullanımının denetlenmesi, yiyeceklerin içeriklerinde endokrin bozucu etkinin belirtilmesinin zorunlu tutulması, anti-bakteriyel sabun ve şampuanlar kullanılmaması önerisinde bulundu. Özellikle içinde SLS, Parfüm gibi kimyasalları içeren markalardan uzak durun.

İŞTE GLUTEN RAHATSIZLIĞININ 7 BELİRTİSİ

0

Glüten içermeyen ürünlerin sayısının giderek artmasıyla, glüten hassasiyeti rahatsızlığı herkes tarafından bilinmeye başladı. Yine de rahatsızlığın belirtilerinden pek haberdar değiliz. Glüten hassasiyeti, vücutta alerji olarak görülür. Bağırsaklara zarar verip, sürekli acı çekmenize neden olan kronik bir rahatsızlıktır.

REKLAM

Birçok kişi rahatsızlığın belirtilerinin neler olduğunu bilmiyor ve her gün yüzlerce glüten hassasiyeti teşhisi konuluyor. Dengesiz beslenmeyi ve diğer hastalıkları doğuran bu rahatsızlığı bir an önce atlatmanız çok önemlidir. Eğer çölyak hastalığınız olduğunu düşünüyorsanız, hemen doktora görünün. Aşağıdaki maddelere bakarak da glüten hassasiyetinizin olup olmadığını öğrenebilirsiniz..

REKLAM
X

1. Kilo Kaybı

Glüten proteinlerinin ince bağırsaktaki mikrovülere zarar vermesi ile bu bölgede iltihap oluşur, bunu tetikleyen de çölyak hastalığıdır. İnce bağırsakta meydana gelen bu hasar nedeniyle sık sık hasta hissetme, kusma, iştah kaybı gibi kilo kaybına neden olan durumlarla karşılaşırsınız.

2. Mide Sorunları

Mide ve bağırsakta meydana gelen sancılar, çölyak hastalığının en yaygın belirtilerindendir. Mide şişliği; ishal, kabız, gaz çıkarma ve diğer formlarda karşınıza çıkabilir. Ayrıca, mide hassasiyetine de neden olabilir.

3. Kaşıntı

Kuru cilt, kaşıntı ve kabartılar, çölyak hastalığı belirtisi olabilir. Kabartılar genelde dirsek, önkol ve kalça çevresinde görülür. Glüten hassasiyeti, egzama ve sedef hastalığı gibi cilt sorunlarıyla ilişkilendirilmektedir. Bir yıl boyunca glüten içeren yiyecekler tüketilmezse, belirtileri de kaybolur.

4. Yorgunluk

Glüten hassasiyeti olan kişilerde yorgunluk, zayıflama, halsizlik gibi durumlar görülür. Glüten bağırsağa zarar verdiğinden, vitaminler ve minerallerin emilimi gerçekleşemez

5. Ruh Halinde Ani Değişmeler

Çölyak hastalığı, yorgunluğun yanı sıra kendini kötü hissetmenize de neden olur. Depresyona girdiğinizi sanabilirsiniz. Gergin, endişeli ve üzgün hissetmenize neden olabilir. Çözümü ise basit; mideniz mutlu olsun ki siz de mutlu olun.

6. Kemikte Ağrılar

Çölyak hastaları kalsiyumu vücutlarına düzgün alamadıklarından, bu kişilerde kemik erimesi görülür. Eklem ve kas ağrıları, bunun en büyük belirtileridir. Little Things’te yazılana göre, fibromiyalji sendromu kemikte, bağlarda ve tendonlarda ağrıya sebep oluyor ve glüten tüketilmezse ağrı geçiyor.

7. Laktoz Hassasiyeti

Çölyak hastaları, vücutlarına düzgünce kalsiyum alamadıklarından bu kişilerde kemik erimesi görülmektedir. Laktoz ve glüten hassasiyetinin belirtileri neredeyse aynıdır: mide ağrısı, gaz, ishal ve kabartılar. Çölyak hastalığının bir sonucu olarak zarar gören mikrovilüler nedeniyle, laktozun sindirimi zorlaşıyor.

Duş Bile Alınmaz’ Denilen İçme Suyu Markaları Açıklandı

0

Geçtiğimiz hafta akademisyenler tarafından yapılan ağır metal analizi sonrasında, oldukça sağlıksız olduğu belirlenen içme sularına dair yeni bilgiler geldi.

REKLAM

Bursa Teknik Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü bünyesinde çalışmalar yapan 4 akademisyen, geçtiğimiz hafta Türkiye’yi şoka sokan bir çalışma yayınlamıştı.

REKLAM
X

İçme sularındaki ağır metalleri analiz eden akademisyenler, 43 farklı içme suyu markası üzerindeki testler sonucunda bu suların bırakın içmeyi, duş dahi alınmayacak durumda olduklarını belirtmişti.

özcü gazetesi yazarı Ümit Zileli, bugün kaleme aldığı ‘Uyan Ey Ahali! ‘Doğal’ Suyla Zeihrleniyorsun” başlıklı yazısında, plastik ve damacanada satılan sağlıksız suların hangisi olduğuna yönelik önemli veriler paylaştı.

İşte Zileli’nin Yazısından Önemli Satır Başları

Bir su markasının 100 tam puan alabilmesi için PH düzeyinin 7-8.5 aralığında olması, suda biyolojik, kimyasal, radyolojik hiçbir kirleticinin olmaması ve belirlenen aralık değerlerinde olması gerekiyor.

Gıda Hareketi tarafından oluşturulan rapora göre, Türkiye’de 100 tam puan alabilen tek bir firma dahi yok.

Rapor incelendiğinde, yüksek puan alan firmaların neredeyse hiçbirinin bilindik firmalar olmadığı göze çarpıyor. Buna karşın en içilemez ve kötü durumdaki içme suları bilindik firmalara ait.

Türkiye’deki doğal kaynaklar, hacim olarak talebi karşılayacak durumda değil. Birçok su firması, gayrı resmi sondajlarla yeraltı sularını doğal sulara karıştırarak piyasaya sürüyor.

100 Puan Barajına Üç Kategoide En Çok Yaklaşan 3 Firma

Doğal mineral kaynak suyu: 82.73 puanla Buzdağı su

Doğal kaynak suyu: 62.80 puanla Fuska su

İçme suyu: 4.22 puanla Erpınar su.

Gördüğünüz üzere üç farklı kategoride, Türkiye’nin ‘en sağlıklı sularını’ sunan firmaların pek de bir bilinirliği yok. Bununla birlikte puanlamada eksi binlere ulaşan su firmalarının birçoğu tanıdık isimlerden oluşuyor.

İçmenin tehlikeli olduğu sular kategorisi ise -1.68 puandan başlayarak 150. sırada yer alan Alıntpınar firmasının -2 bin 253 puanlık değerine kadar devam ediyor. Son olarak yapılan puanlamaya göre Türkiye’nin en sağlıksız sularına göz atalım.

Listenin En Sağlıksız İçme Suyu Üreten Firmaları

Damla Su: -2 bin 267.34

Nestle Pure Life: -2 bin 423.14

Erikli: -2 bin 501.62

Sırmakeş: -2 bin 597.49

Bu firmalar dışında, verilerini saklayarak Gıda Hareketi veya benzeri kuruluşlarla paylaşmayan ünlü firmalar mevcut. Bu firmaların bir kısmı; Danone Hayat, Hamidiye Şifa, Hayat, Pınar Yaşam Pınarım, Aqualife, Turkuaz şeklinde sıralanıyor.

At ve Domuz Eti Çıktı

0

Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yürütülen laboratuvar çalışmalarının sonuçları kamuoyu ile paylaşıldı. Taklit ve tağşiş ürünlerin bulunduğu listede en çok merak edilen kategori et ürünleri oldu…Ayrıntılar Haberin Devamındadır..

REKLAM

Türkiye’de birçok markette satışı yapılan ünlü marka Gurme Sucuk ve diğer Gurme Gıda ürünlerinde domuz eti bulunduğu tespit edildi. Bakanlığın resmi internet sitesinden yapılan açıklamada “laboratuvar sonucuyla taklit veya tağşiş yapıldığı kesinleşen gıdaları üreten/ithal eden; kişilerin hayatını ve sağlığını tehlikeye düşürecek şekilde bozulmuş, değiştirilmiş gıdaları üreten ve/veya satan firmanın adı, ürün adı, markası, parti ve/veya seri numarasını içeren bilgiler kamuoyunun bilgisine sunulmaktadır.” denildi. Odatv yazarı Salih Seçkin Sevinç, bakanlığın paylaştığı listeyi köşesine taşıdı.

REKLAM
X

Yazar, yaptığınız kahvaltıda at ve domuz eti olduğunu şu sözlerle özetliyor: “Diyelim sucuk pastırmanın cenneti Kayseri’ye gittiniz. Hadi Kayseri olmasın da Afyon olsun… Biri size şu markanın sucuğunu al çok iyi, fiyatı da hesaplı dedi. Siz de gidip aldınız. At eti sever misiniz bilmem ama yediğiniz sucukta at eti var. Kilis’te bir baharatçıya girdiniz. Kırmızı toz biberi meşhur dediler. Siz de bir kilo alayım bari dediniz. Maalesef kırmızı toz biber almadınız. Kırmızı boya aldınız. Muhtemelem yemeklerinize de güzel renk vermiştir. Sağlık olsun artık.

Ankara’da bir AVM’ye girdiniz. Bir ızgara lokantasına oturup bir porsiyon dana şiş söylediniz. Ama yediğiniz şey aslında tek tırnaklı eti. Çok açtınız, yuttunuz gitti. Anlamadınız bile. Yine markete gittiniz, güvenilir görünen ambalajlı bir kangal sucuğu sepetinize attınız. Üstünde %100 dana eti yazıyor. Bununla da evinizde güzel bir sucuklu yumurta yaptınız. Geçmiş olsun. Az evvel domuz eti yediniz bile. Demem o ki zaten yemek istemediğiniz her şeyi size çoktan yedirdiler! Yediriyorlar… Afiyet olsun Türkiye.”