10 Yaşındaki Oğlu 2 Yıldır Kayıptı – Ama Babası Gardırobun Arkasına

0
350

Çocuk 2 yıldır kayıptı. Annesi ve babası yıkılmış haldeydiler ve artık ne yapacaklarını bilmiyorlardı.

REKLAM

Miller ailesi dört kişilik mutlu bir aileydi: Baba Daniel(36), anne Sarah(34), iki oğulları Tom (11) ve Jacob (8). Sessiz bir banliyöde ilk evlerini almışlardı ve geleceğin onlara gülümsediğini hissediyorlardı.

REKLAM
X

Komşuları onlarla tanışmaya geldiğinde eşyalarını yeni evlerine taşıyorlardı. Komşular kendilerini tanıttılar ve ailenin yardıma ihtiyacı olup olmadığını sordular. Ne kadar dostça! Daniel memnuniyetle onların teklifini kabul etti. Ancak aile mobilyaları içeri taşımak için ön kapıyı açtığında bir anda evin içinden gelen tuhaf bir ses duydular…

Daniel dikkatlice kapıyı açtı. Ailesine geride durmalarını söyledi. Bu tuhaf sesin nereden geldiğini görmek için yavaşça evin içine doğru yürüdü. Fakat odalardan birinde sesin kaynağını bulduğunda rahat bir nefes aldı. Bir süredir boş olan evde bir sokak kedisi, doğurduğu yavrularıyla ilgileniyordu.

Yüzünde bir gülümsemeyle ailesinin yanına döndü. Çocuklar kedileri seviyordu bu yüzden anne kediyi yavruylarıyla sahiplenmeye karar verdiler. Aile, yeni evlerinde harika birkaç ay geçirdi, ta ki bu beklenmedik son gelene kadar..

Güzel, güneşli bir Pazar günü aile kahvaltı yaparken masada bir kişi eksikti. Jacob gelmemişti. Fakat bu alışılmadık bir davranışı değildi. Sık sık ağırdan alır ve acele etmezdi. “Jacob! Acele et” diye seslendi annesi sabırsızlıkla. Cevap gelmedi. On beş dakika geçip hala gelmediğinde Sarah daha fazla bekleyemedi. Öfkeyle oğlunun odasına çıktı.

Ancak kapıyı açtığında hayatının korkusunu yaşadı! Tüm oda alt üst edilmişti ve oğluna dair hiçbir iz yoktu. Odada bir kavga olmuş gibiydi. Hemen kocasına seslendi. Daniel odayı kontrol etti. Yatağın altına, battaniyenin altına ve oyuncak kutusunun içine baktı. Belki de Jacob bir yerlerde saklanıyordu. Ama araması sonuçsuzdu: Jacob hiçbir yerde yoktu.

Daniel tedirginlikle polisi aradı. “Oğlum kaçırıldı!” diye haykırdı panik içinde. “Lütfen hemen gelin!” Polisin gelmesi ve soruşturmaya başlaması çok sürmedi… Ancak polis soruşturmasında Jacob’a dair bir izi bulunamadı ve bölge sakinlerinin yaptığı aramalar da hiçbir sonuç vermedi. Jacob hiçbir iz bırakmadan ortadan kaybolmuştu.

İki yıl boyunca aile cehennemi yaşadı. Sarah derin bir depresyon geçirdi, Daniel ise oğlunu kaybetmenin üzüntüsünü atlatamadı. Daha fazla içmeye başladı ve akşamlarını koltukta uzanıp, içerek ve uyuyakalarak geçirdi. Sarhoş olduğu günlerden birinde kayıp oğlunun odasını temizlemeye karar verdi. “Yeter artık!” diye düşündü. “Jacob gitti ve geri gelmeyecek!”

Ancak Jacob’ın gardırobunu kaldırırken işin ortasında bir şey fark etti. Gardırobu dikkatlice kenara itti. Dolabın arkasındaki duvarda daha önce hiç fark etmediği büyük bir delik vardı. Boşluk suntayla kapatılmıştı ama daha yakından bakınca bunun çok da iyi tutturulmadığını fark etti. Daniel suntayı yavaşça yana doğru itti ve boşluğun arkasına baktı. Gözlerinin karanlığa alışması gerekmişti, ancak bir süre sonra bulmayı hiç ummadığı bir şey gözüne ilişti.

Bu, Jacob’ın ayakkabısıydı. Korkuyla ayakkabıyı aldı ve oğluna sarılıyormuş gibi sıkıca göğsüne bastırdı. Ancak çok geçmeden duvarın arkasındaki boşlukta başka şeyler de olduğunu fark etti. İçinde bir parça ip, koli bandı, testere, çekiç ve çivi olan bir çanta. Ama sonra Daniel onu daha da şok eden bir şey gördü.

Tam orada, yerde komşunun gözlüğü duruyordu. Gözlük kırılmıştı ama akılda kalan farklı bir çerçevesi vardı. Daniel olanca hızla komşusunun evine koştu. Fakat onu orada nelerin beklediğini asla tahmin edemedi.. Sertçe kapıyı yumrukladı. “Kapıyı aç!” diye bağırdı öfkeyle. Bir dakika sonra komşusu şaşırmış bir şekilde kapıda belirdiğinde Daniel onun yakasına yapıştı. Adamı duvara doğru itti. “Oğlum nerede?!”

Komşu o kadar paniklemişti ki hemen Daniel’e öğrenmek istediği şeyi söyledi. Titreyen ellerle kilerin anahtarlarını çıkardı ve kiler kapısını açtı. Daniel adamı bıraktı ve kilerin merdivenlerinden hızla aşağı indi. Orada karşılaştığı şeyle başından aşağı kaynar sular döküldü

Oradaydı. Oğlu Jacob. Güzel bir çocuk yatağının üzerinde, pijamalarıyla çizgi roman okuyordu. Oda, bir çocuğun dileyebileceği her türlü şeyle doluydu: en yeni oyuncaklar, en güzel posterler ve okuyabileceğinizden çok daha fazla çizgiroman. Jacob kafasını kaldırdı, irkildi. Babasının gözlerine baktı. İkisi de durup birbirlerinin gözlerine baktı. Sonra birden Jacob babasının kollarına atıldı.

Birbirlerine sıkıca sarılırken yanaklarından göz yaşları süzüldü. Birkaç dakika sonra Daniel kendine geldi. Buradan mümkün olduğunca hızlı şekilde çıkmalıydılar! Daniel oğlunu kucağına alıp merdivenleri hızlıca çıktı. Şansına kapı hala açıktı ve komşular etrafta görünmüyordu.

Kucağında oğluyla olabildiğince hızlı şekilde eve koştu. Ardından hemen 911’i aradı. Polis, komşuların evine vardığında suçlular çoktan kaçmıştı. Fakat çok uzaklaşamadılar. Polis çifti yakındaki ormanlık alanda saklanırken buldu.

Hemen tutuklanıp sorguya alındılar. Sorgu sırasında korkunç gerçek su yüzüne çıktı Komşuları, Karolyn ve Hank, hep çocuk sahibi olmak istemişlerdi fakat bu Karolyn’in rahmindeki bir anormallik yüzünden hiçbir zaman mümkün olmamıştı. Karolyn çocuk sahibi olma arzusunun çok yoğun olduğunu ve artık kontrol edemediğini itiraf etti. Yeni komşularını çocuklarıyla birlikte ilk kez gördüğünde küçük Jacob’a kafayı takmıştı.

“O bana aitti… Böyle hissettim,” diye açıkladı sonrasında. Hatta o kadar ileri gitti ki gecenin bir vakti kocasını Jacob’ı kaçırması için zorladı. Hank karısı için her şeyi yapardı, o yüzden sisli bir Çarşamba akşamı çocuğu kaçırmaya karar verdi. Koyu renkli elbiseler giydi, Daniel ve Sarah’ın bahçesine doğru yola koyuldu…

Hank evin dış duvarında zayıf bir nokta buldu ve Jacob’ı duvarın arkasındaki boşluktan almayı başardı. Bu sırada, Karolyn Jacob’ın odası olacak kilerin dekorasyonunu bitirmişti. Burada Jacob’ı kendine saklayacaktı, sonsuza kadar. Neyse ki Daniel’ın deliği keşfetmesi bu duruma bir son verdi.

Fakat bu kaçırma olayının Miller ailesinde yarattığı hasar geri döndürülemezdi… Jacob bulunalı yaklaşık bir sene geçti, aile bu korkunç olayın etkisinden yeni yeni kurtuluyor. Olanları unutmayacaklar ama zamanla, destekle ve sevgiyle yeniden ayaklarının üzerinde durabileceklerini artık çok iyi biliyorlar.

Ancak Karoly ve Hank daha şanssızdılar: yıllarca sürecek hapis cezasına çarptırıldılar, yani sahip oldukları her şeyi bir anda kaybettiler. Aslında, hemen hemen her şeyi… Çünkü aylar sonra hiç beklenmedik birinden destek mektubu aldılar…

Küçük Jacob, yaptıkları korkunç şeye rağmen onları affettiğini söyleyen bir mektup yazmıştı. Onlardan nefret etmediğini, bir gün onların yeniden mutluluğu bulmalarını umduğunu. Kendini kaçıranları affedince Jacob’ın küçük omuzlarından büyük bir yük kalkmıştı. Yavaş yavaş hayatın tadını tekrar çıkarabilir, bir zamanlar olduğu neşeli çocuk olabilirdi.

Affetmenin gücü yalnızca Jacob’ın hayatını etkilemedi…Jacob’ın affetme yeteneği anne babasının yüreğine de dokunmuştu. 2 yıl boyunca tutsak kalan bir çocuk, onu kaçıranlar için nasıl böyle tatlı sözler yazabilirdi? Daniel ve Sarah’ı aklınıza gelebilecek en sevgi dolu şeyi yapmaya iten de oğullarının bu davranışıydı. Komşularına karşı olan tüm suçlamaları geri çekeceklerdi.

Bir suçtan hüküm giymişlerdi, oğullarına karşı işledikleri suçtan. Ama bu yetersizlik duygusundan kaynaklanmıştı, kendi çocuklarının olmayışından. Daniel ve Sarah onların yaptığını onaylamıyor ama gerekçelerini anlayışla karşılıyorlardı. Sonrasında olanlara inanamazsınız…

Daniel ve Sarah’ın ikna gücü işe yaradı. Oğullarını kaçırmaktan dolayı hapiste geçen bir yılın ardından Hank ve Karolyn tahliye oldu. Daniel ve Sarah onların kefaletini bile ödedi. Çift bu hoşgörülü aileye sonsuz minnet borçlu ve tekrar onların yan komşusu olmaya karar verdiler.

Bu eşi benzeri görülmemiş bir hikaye. İyinin ve kötünün hikayesi. Ama hepsinden öte, bağışlayıcılığın hikayesi.. Bir çocuğun merhametinin nasıl sevgiyle dolu bir dünya kurabildiğinin hikayesi.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz